ÇOCUKLA NASIL KONUŞULUR?

Çocukla konuşmak deyince çoğu yetişkinin aklına çocuğa bir şeyler söylemek, anlatmak ve hatta söz dinletmek gelir. Oysa karşılıklı konuşmanın en önemli tarafı çocuğu DİNLEMEKTİR.

Çocukla konuşurken ebeveynin izlemesi gereken yol şudur: Ortada bir sorun varsa kime ait olduğu bulunmalıdır. Ortada hiçbir sorun yoksa ebeveyn ve çocuk rahat rahat konuşur. Fakat bazen ortada rahatsızlık vardır. Burada ana-baba bir an düşünüp,ilişkide kimin rahatsız olduğunu bulmalıdır. Örneğin,çocuk annesine “Ali oyuncağımı aldı.” diye gelirse sorun çocuğundur.  Çocuk etrafı kirletiyorsa ,sorun çileden çıkan annenindir. Eğer çocuğun istediği şey ile ebeveynin istediği şey arasında bir uyuşmazlık varsa, bir çatışma söz konusudur. Burada her iki taraf da rahatsızdır.

Sorun Çocuğun Olunca Çocuğu DİNLEMEK

   Çocuk bir sorununu ebeveynine getirdiği zaman yapılacak en doğru şey onun sorununu anlatmasını sağlamaktır. Birinin bizi gerçekten can kulağıyla dinlemesi çok tatmin edicidir. Gerçekten anlaşıldığımızı, sevildiğimizi hissederiz.  Çocuk da dinlenildiği zaman kabul edildiğini, önemsendiğini anlar. Örneğin, Ali bahçeden içeri şu sözle girer: “Kimse benimle oynamıyor,beni sevmiyor.” Sık sık verilen hatalı cevaplar şunlardı : a)Çocuğu yargılamak: “ Daha iyi davransan severlerdi .” b) Hemen çözüm bulmak: “ Üzülme. Arkadaşlarına oyuncaklarını götür,o zaman seninle oynarlar.” c) Çocuğu dolaylı olarak küçümsemek : “Mızmızlık etme şimdi,hiç sevmez olurlar mı ? “

   Bütün bu cevapların hatalı kabul edilmesi; ne kadar iyi niyetli söylenirse söylensin çocuk için ‘’Sen suçlusun, sen değişmelisin,sen yanlış anlıyorsun,sen önemsizsin’’ gibi anlamlar taşır. Çocuğun duyguları  önemsenmez.  Çocuk susar, direnir, kızar, küser, kendini suçlu hisseder ama sorunu çözülmez.

     Oysa şöyle bir cevap çocuğu daha fazla konuşmaya davet eder: ‘’Oynayacak arkadaş bulamadın. Bu durum seni üzmüş olmalı’’.

     Bazen sadece ‘’Ne oldu, anlat bana’’ ya da ‘’Sahi mi’’ demek yeter. Beden dilimizle de bunu hissettirebilirsek yani  elinden tutarsak , çocuk ilgimizi kesinlikle hisseder ve açılır. Sorununu paylaştıktan sonra çözümünü genellikle kendi bulur. Çocukla böyle konuşmanın temel şartı, gerçekten onun sorununa ilgi duymaktır. Çocuğu  dinleyecek vaktimiz yoksa onu heveslendirmek yararsız olur. Fakat onu gerçekten dinlemek istiyorsak bu yolu seçebiliriz.

Sorun Ebeveynin Olunca : Ben  Dilinde Mesaj Göndermek

  Ben dili ile mesaj yollayan yetişkin çocuğa problemin, yetişkinin problemi olduğunu iletir ve problem hakkında ki duygularını ve problemini açıklar.Yetişkin duygularını çocukla paylaştığında ,çocuk genellikle davranışını değiştirmeyi ister.Ben-Dili direnç ve baş kaldırmayı daha az ortaya çıkarır. Ve davranışın değişmesinde çocuğa sorumluluk verir .Ben –Dili ve Sen Dili arasındaki farka bakacak olursak;

Sen-Dili         Laf anlamıyorsun . Annenle ben konuşurken sürekli araya giriyorsun.

Ben –Dili      Annen ve ben konuşmamıza devam edemiyoruz. Bundan dolayı çok kızgınım.

Yorum      ‘’Ben-DİLİ’’ ana -babanın   duygularını iletir ve davranışından dolayı çocuğa sorumluluk yükler ve çocuğun benlik saygısını zedelemez.’’Ben-Dili’’ kullanarak yetişkin, çocuğun, yetişkinin problemini anlayacağını ihtiyaçlarına saygı göstereceğini ve bundan dolayı da olumsuz davranmayı bırakacağını bekler.

Karşılıklı Problem Çözme

   Karşılıklı problem çözme sorundan dolayı çocuğun ve yetişkinin ihtiyaçları karşılıklı olarak engellendiğinde kullanılır. Bu yol çocuğa düşünmesini öğretir.Olumlu duygular ve güven hissi verir.Ebeveyn de rahatlar. Bu yolu seçen ebeveyn şu adımları takip etmektedir:

a) Ortak sorunu açıklamak. Ben artık oturup dinlenmek istiyorum, sen ise uyumamak . Gel birlikte bir çözüm bulalım’’.

b) Çözüm aramak. Çocuk’’Bu gece geç yatayım, yarın erken yatarım’’.Anne’’ Bu olmaz ama yatmadan önce istediğin bir şey var mı?’’ Çocuk’’Bana masal anlat’’.Anne’’Peki ama sadece bir masal ve sen pijamanı giydikten sonra’’.Çocuk’’Yaşasın’’

Görülüyor ki burada çocuk anne kadar söz hakkına sahip.

c) Varılan çözümü denemek ve değerlendirmek. Karar verildiği gece bu yöntemi deneyip çocuğa sorulabilir: ‘’Memnun musun?’’

Bu yöntem diğer yöntemlerin zararlı yan etkilerini ortadan kaldırır. Çocuğu karşılıklı problem çözme işine ortak eder, her iki taraf da ihtiyaçlarını karşılar.

SONUÇ OLARAK;  Bu yöntem diğer yöntemlerin zararlı yan etkilerini ortadan kaldırır. Çocuğu karşılıklı problem çözme işine ortak eder, her iki tarafta ihtiyaçlarını karşılar.

   Yararlı ana-babalık tehdit edici olmayan bir ortamda  cesaretlendirilen ve uygulanan açık iletişimi gerektirir. Bu yöntemle  yetişkin ve çocuğun kabul ettiği çözüm, kimsenin kaybetmediği bir durumu yaratır.                                                                                    

                                                                                                    Gamze SİFOĞLU

                                                                                             Pedagog- Psikolojik Danışman

| Geri Dön |

Rgb Team Logo