Okul Öncesi Eğitime Başlayan Çocuklara Ailelerin Yaklaşımı Nasıl Olmalı?

Anaokuluna başlamada en sık karşılaşılan sorun anneden ayrılma kaygısıdır.Bu durum anne-çocuk arasında yaşanan bağımlılık ilişkisi ile ilgilidir. Eğer çocuğu kendinize ya da anneanne,babaanneye çok bağımlı yetiştirdiyseniz,evde her istediği yapılıyorsa,sorumluluk almadıysa, okula gitme konusunda da direnç göstermeyi tercih edebilir.Evde tek başına yıldız konumundan , öğretmeninin en az 10�a bölünmüş ilgisi ile yetinmek zorunda kalacaktır.İlk defa kurallarla tanışacak ve her istediğini yapamayacaktır.ilk zamanlarda bu durum çocuğa ağır geleceğinden okula gitmemek için elinden geleni yapmayı deneyecektir.Çocukların okula gitmek istememe ile ilgili en belirgin davranışları evden çıkarken ağlamak,kendini yere atmak,anne babaya sarılmaktır.Amaç okula gitmemek için anne babayı ikna etme çabalarıdır.Daha ileri durumlarda da sözel ifadelerle anne babayı caydırma davranışında bulunabilirler.�Sen beni sevmiyorsun beni okula gönderiyorsun� ya da �Ben seni artık sevmiyorum ,benim annem olma � gibi sözlerle anne baba üzerinde etki yaratmaya çalışırlar.

Bütün bu tepkiler okula yeni başlayan çocuk için normal davranışlar olup,okula alışmanın bir parçasıdır.Bu durumla karşılaştığınızda anne baba olarak öncelikle �Kararlı� bir tutum içinde olmalı,�Tutarlı� davranmalısınız.Çocuğunuz ağladığı sürece üzüntünüzü belli etmemeli,onu teselli etmeye çalışmamalısınız.Ağlama krizi yaşayan çocuğa aşırı ilgi ve şefkat gösterilirse,daha fazla ağlayacak olumsuz davranışları artarak devam edecektir.Yüz ifadenizden üzüldüğünü görmesi durumu daha da zorlaştıracaktır. Bu durumda doğru olan davranış uygun ses tonuyla ve yüz ifadesiyle �Okulda olması � konusunda kararlı olduğunuzu göstermenizdir. İlk günler yuvada kalış saati çocuğun durumuna göre ayarlanmalı,öğretmeni ve pedagogdan yardım alınmalıdır.

Okula yeni başlayan çocuğunuza her fırsatta okul ile ilgili sorular sormamalısınız.�Bugün okul nasıldı? Neler yaptın anlat bakalım ,Yemekler güzel miydi? � gibi sorular çocuğunuzu bunaltabilir. Çocuk okul hakkında konuşmadıkça,soru sormadıkça konuyu açmanız uygun olmayacaktır.Sürekli okulu övücü konuşmalar yapmanız da onu kızdırabilir . Okulun güzel ,eğlenceli bir yer olduğunu bırakın o fark etsin ,buna zaman tanımalısınız. Her çocuk için uyum süreci değişebilir �Sabırlı � olunmalıdır.Her şey yolunda gidiyor görünürken birden çocuğunuz okula gitmek istememe de yine ısrar edebilir.Bu durumda sebebini öğrenmeye çalışıp öğretmenleriyle ve pedagogla işbirliğine geçilmelidir. Bazen yuvaya gitmek istememenin altında farklı bir neden yatabilir .Örneğin;yeni bir kardeşin gelişi,anne baba arasında yaşanan huzursuzluklar,bir yakının kaybedilmesi gibi nedenler de yuvaya gitmeme davranışını tetikleyebilir.Profesyonel yardım desteği alınması gerekebilir.Çocuğunuzun becerileri gelişmeye başladığı andan itibaren ,kendi ihtiyaçlarını karşılamaları için onları teşvik etmelisiniz.Yemek,uyku,temizlik ile ilgili konularda belli kurallar öğretilmelidir.Bu kurallar okul düzeni ile paralel yürütülmeli, böylece olumlu davranışların pekiştirilmesi sağlanacaktır.

Unutmayınız ki ! evde kural öğretilen,sınırları olan ,sabretmeyi ve beklemeyi öğrenen, ebeveyni ile ilişkisinde bağımlılık yerine bağımsızlığını kazanmış bir çocuk okula başlamada daha kolay uyum gösterecektir.

Gamze Sifoğlu
Pedagog-Psikolojik Danışman

| Geri Dön |

Rgb Team Logo